Yangın güvenliği, on yaşında bir çocuk gibi düşünmekle başlar

19 Aralık 2017

Kurumlardaki yangın güvenliğinin talimatlara uymakla başladığını düşünüyor olabilirsiniz. Sonuçta kurallar sebepsiz yere var olmaz, öyle değil mi? Bununla birlikte uyum her şey demek değildir. Şimdi söyleyeceklerim “kulağa çok ters gelebilir”: Talimat ve normlara sadakatle uyan kişiler kurum içinde beklenmedik risklere yol açabilirler. Ve mantığını kullanan kişiler -daha da iyisi, on yaşında bir çocuk gibi düşünen kişiler- kurumlardaki risk yönetimini daha yüksek bir düzeye çıkarırlar.

Risk yönetimi uygulamalarımdan bir örnekle söz konusu olanın ne olduğunu göstermek isterim. Rotterdam Limanında yapılan bir teftiş sırasında, teknisyenlerin bir geminin alt güvertesinde çalıştıklarına tanık oldum. Hava boğucu derecede sıcaktı ve bu tür mekanlarda sıcaklık çok yüksek derecelere varabilir. Aslına bakılırsa, işçilerin yazlık kıyafetleri içinde, şortla ve tişörtsüz ve tulumsuz çalışmalarını anlayabiliyorum. Ancak neyse ki tüm kurallara uyuyorlardı: Eldiven, güvenlik yeleği, güvenlik ayakkabıları ve güvenlik gözlüğü takıyorlardı.

Kuralların bir faydası yok mudur?

Bu örnek neyi anlatıyor? Motamot uyguladığınızda kuralların faydasız olabileceğini mi? Bana kalırsa, sağduyu bize burada kuralların ruhuna uygun davranılmadığını söylüyor.

Başka bir örnek, güzel ve yeni bir apartmanın balkonundaki yangın güvenliği ile ilgili. Eski binalarda balkonlar dardı; bu balkonlara oturan iki kişi ancak sığıyordu. Ama bu balkon, üzerinde on kişiyle bir mangal partisi yapılabilecek kadar geniş ve ferahtı. Ama o zaman da soru, üzerinde yanan bir mangalın olduğu balkonun yangın konusunda yeterince güvenli olup olmadığıdır. Strese gerek yok; bir de uzmanlara soralım. Bu soruya mimar/müteahhit, Yapı Kararı uyarınca Hollanda’da, balkonların değerlendirmesi sırasında, odun, plastik ve diğer yanıcı maddeler deposunun hesaba katılmasının gerekmediğini söyleyecektir.

Kurallar bunun güvenli olduğunu söylüyor…

Ve böylece yangın güvenliği konusundaki tartışma, bu uzmana bakılırsa, sona ermişti. Kurallar güvenli olduğunu söylüyor; öyleyse güvenlidir. Ama on yaşında bir çocuk, böyle bir mangalın kontrolden çıkabileceğini, bir gaz tüpünün arızalanabileceğini, sızıntı yapabileceğini görür. Ya da bir masa örtüsü ve sonra tesadüfen orada duran eski kağıtlar, bir miktar plastik ve odun stokları da yanarak uçuşabilir. Peki ya sonra? Böyle bir yangın kolaylıkla yukarıdaki balkona sıçrayamaz mı? Ben diyorum ki: Talimatlara sadakatle uyan kişiler kurum içinde beklenmedik risklere yol açabilirler. Londra’da ve birçok kez Dubai’de, çok katlı apartmanların beraberlerinde yangın riskini getirdiğini gördük. Talimatların dediklerine çok fazla güvenmenin yangın güvenliğine katkısı olmaz. Ne yazık ki bu düşünme tarzı çok yaygındır.

“Burada her yapıcının sorması gereken vicdani soru, yönetmeliklerin arkasına mı gizleneceksin yoksa kuralların gerektirdiğinden biraz daha fazlasını mı yapacaksın olmalıdır.”

Aynı şekilde tüneller için de yangın güvenliği talimatları vardır. Bu kurallar sebepsiz yere konmamıştır. Örneğin İsviçre’deki Mont Blanc Tüneli’nde olanlar gibi felaket durumlarını düşünebilirsiniz. Ancak, özellikle 250 metreden uzun tüneller için en katı kurallar geçerlidir. Yapı Kararı bunlardan biridir ve bu karar 1970’li yıllardan kalmadır. 245 metrelik bir tünelin yapıcılarının hiç de fazla önlem alması gerekmez. Bana kalırsa, burada her yapıcının sorması gereken vicdani soru, yönetmeliklerin arkasına mı gizleneceksin yoksa ciddi bir şekilde risklere bakıp, kuralların gerektirdiğinden biraz daha fazlasını mı yapacaksın olmalıdır.

Kuralların peşinden daha az köle gibi gitmek

Risklerin değerlendirilmesinde kuralların peşinden daha az köle gibi gitmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu durum hem iyi bir risk yönetimi oluşturmak isteyen kurumlar için, hem de sigorta şirketleri ve teftiş görevi olan kurumlar için geçerlidir. Büyük soru şu olmalıdır: Gerçekten düşünülüp tartılmış olan riskler nelerdir ve riskleri azaltmak ve zararın önüne geçmek için alınmış olan önlemler nelerdir? Yönergelerin var olma nedenini çok iyi anlıyorum; böylece yetkili makamların durum ve önlemlere onay vermesi ya da vermemesi mümkün olur. Ama kurallar kesin bilim gibi görülmemelidir. Ben, diyalog halinde, argümanlara dayanarak, belli bir durumun -işin kitabından sapmalar gösterse dahi- “kuralların ruhuna göre” güvenli olduğunu savunup, başarılı olabilmeniz gerektiğini düşünüyorum.

“Yönergeler iyi ki var; böylece yetkili makamların durum ve önlemlere onay vermesi ya da vermemesi mümkün olur. Ama kurallar kesin bilim gibi görülmemelidir.”

Şimdi, yine pratikten alınma, aşağıdaki örneği bir düşünün. Kurallara göre, bir yangın alarmının, oldukça spesifik bir şekilde braketler aracılığıyla duvara tutturulması gerektiğini var sayalım. Kurallarda “40 santimetrede bir” deniyor. Ben, braketlerin bazı yerlerde 42 santimetrede bir yerleştirildiği için bir tesisata onay verilmediğini gördüm. Bu sapmanın iyi gerekçeleri vardı ve kaldı ki, tesisat tamamen kitabına uygun şekilde yerleştirilmişti. Onay verilmemesi bütün taraflar için moral bozucuydu -ve bence gereksizdi.

Diyalog halinde, argümanlarla

Faydası olacak şey, böyle bir durumda çalışma tarzlarını ve tercihleri diyalog halinde ve argümanlara dayanarak tartışabilmemizdir. Sağlıklı bir sağduyu temelinde. Bir kez daha… On yaşında bir çocuk gibi. İşler nerede ters gidebilir, senaryolar nelerdir ve bunlarla nasıl (bir an için, normlardan bağımsız olarak düşündüğünüzde) başa çıkardınız? Gerçekten güvenli olan nedir? Normlar olmalı; ama düşünme şeklimizi bulandırmamalıdırlar.

Tom de Nooij

Riskonet Yönetici Ortaği

RİSKONET SONUÇLAR

Swiss RE

Swiss Re: Reasürör ve sigortacılara profesyonel olarak hizmet verme

Riskonet, varlık risk yönetimi alanında kurumlara...

Devamını okuyun

CBRE

“Riskonet alım öncesi riskler hakkında bizleri bilgilendirir”

Bir gayrimenkul satın almadan önce, yatırımcıların paralarının nereye...

Devamını okuyun

Yerel ofisler

AMSTERDAM

Ron de Bruijn

Amsterdam
The Netherlands
+31 85 043 79 40
[email protected]

ISTANBUL

Özlem Emgen

İstanbul
Türkiye
+90 533 21 12 051
[email protected]

KRAKOW

Leszek Golachowski

Kraków
Poland
+48 663 336 844
[email protected]

JOHANNESBURG

Chris Brits

Johannesburg
South Africa
+27 83 456 7424
[email protected]

Scroll to top